Anasayfa / BLOG / Yeni Jenerasyonda Performans Yönetimi
   Geri   
Paylaş:  

Yeni Jenerasyonda Performans Yönetimi




Yeni Jenerasyonda Performans Yönetimi

Şirketlerde Performans Yönetim Sistemi’nin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu durum, objektif bakış açısıyla beraber kişilerin kendilerini geliştirme ihtiyacını da bir zorunluluk haline getirecek, şirketlerin de genel performanslarının artmasına imkân sağlayacaktır. Bu başarının elde edilmesini sağlayacak olan kuşaklar ise şu anda Yönetici olarak da görev alan “Y Kuşağı” ve iş hayatına yeni yeni atılmaya başlamış olan “Z kuşağı” çalışanlarıdır. “X kuşağı” diye adlandırılan ve “Yaşamak için çalışan, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı” olan jenerasyon ise yerini artık Y kuşağı yöneticilerine devretmeye başlamıştır.

Y ve Z kuşaklarının ortak özelliklerini tanımlarken kullanılan ifadeler ağırlıklı olarak “yenilikçi, yaratıcı, iş güvencesine önem veren, esnek yan hakları sorgulayan, aidiyetlikleri düşük” ifadeleridir. Bu jenerasyonda görev alan çalışanları otorite baskısı, aşırı kuralcı bir yapı, yüksek hiyerarşi gibi durumlarda yönetmek ve aidiyetlerini sağlamak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bu nedenle şirketler şu anki yapılarını yeni kuşak çalışanların beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate alarak, yaratıcılık özelliklerini rahat bir ortamda daha fazla sergileyeceklerini düşünerek oluşturmaktadırlar. “Uzaktan çalışma (Home-Office)” gibi yöntemleri de uygulayarak hem şirket maliyetlerini düşürüp hem yaratıcılıklarını kullanabilmeleri konusunda çalışanlarını teşvik etmeye çaba sarf etmektedirler.

Beklentileri bu şekilde olan bir jenerasyonun Performans Yönetim Sistemi içerisinde hedef değerlendirmesinde kendisini gerçekten güvende hissedebilmesi için objektif ve adil bir değerlendirme sistemi oluşturulması ve çalışana beklentilerin net bir şekilde anlatılıyor olması önem teşkil etmektedir. Çalışan; verilecek iş hedeflerinin “SMART” (Spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi, zaman temelli) hedefler olacağına ikna olmalı, ne yaparsa nasıl sonuç alacağını bilmeli ve kendisi de dahil iş hedeflerinin sonuçlarını hesaplarken yöneticisinin bulacağı sonuçlara ulaşmalıdır. Subjektif değerlendirmelere imkan vermeyecek olan bir sistemin çalışanların şirkete olan aidiyetlerini ve güven duygularını artırdığı aşikardır. İş hedeflerinin yanı sıra çalışanın geliştirmesi gereken davranışsal özelliklerin neler olacağı yöneticiler tarafında doğru algılanmalı ve gelişim planları buna yönelik hazırlanmalıdır. Hatta kurumsal yapısı olan firmalarda, çalışanın kendisine öz eleştiri yapmasının sağlanması için gelişim kaydetmesi gereken davranışsal özellikler çalışanlar tarafından belirlenerek (Ortalama 2 tane yetkinlik belirlenir) kişisel değerlendirme yapmaları istenir ve yönetici ile beraber performans dönemi boyunca geliştirmek adına aksiyonlar alınır, takip edilir. Öncelikle çalışanın kendisini geliştirmeye istekli olması beklenir, yöneticinin ise sadece çalışanın kendisini geliştirmesi adına destekçi ve yönlendirici konumda olması arzu edilir.

Yeni jenerasyonda potansiyel olarak değerlendirilen ve kaybedilmesi istenmeyen çalışanların önceliği “Güvendir”. Çalışan önce yöneticisine, sonra da kurumuna güvenmek ister. Bu nedenle yöneticinin çalışanın yanında yer alması, onu doğru yönlendirmesi ve ona zaman harcaması çalışanın kendisini şirket içerisinde değerli hissetmesini sağlayan en temel unsurdur. Yüksek motivasyon sağlanan bir kurumda performansın da arttığı bir çok kez gözlemlenmiştir. Bu nedenle performans yönetim sistemi içerisinde çalışanın geliştirilmesi adına en önemli rolü yöneticiler almaktadırlar. Yöneticiler, sadece performans değerlendirmeden sorumlu olmayıp, çalışanın geliştirmesi gereken yönleriyle ilgili yapıcı geri bildirim vererek farkındalık yaratmayı, motivasyonu sağlamayı ve çalışanı şirkete tekrar kazandırmayı hedeflemelidirler.

Kurum aidiyetliğinin takdir ve ödüllendirme ile beraber adaletli bir sistemle sağlanacağını vurgulayan bu jenerasyonun, düşündüğünü çalışan ve yöneticilerine rahat ifade edebileceği, kendisini güvende hissedeceği bir ortamda çalışıyor olması şirkette kaybedilmemesi gereken potansiyel çalışanların ayrılma ihtimalini düşürecek, performansların da artmasına olanak sağlayacaktır. İş ne kadar yoğun olursa olsun, kurumlardaki yöneticilerin görevi, çalışanlarına değer vermek ve onlara belli kurallara uyma zorunluluklarıyla beraber huzurlu bir çalışma ortamı sağlamaktır.

 

Boray Altan

ODS Danışmanlık

İnsan Kaynakları Yöneticisi


Paylaş: