Anasayfa / BLOG / KOBİ’lerin Kredi Kararı Alırken Dikkat Etmeleri Gerekenler
   Geri   
Paylaş:  

KOBİ’lerin Kredi Kararı Alırken Dikkat Etmeleri Gerekenler




KOBİ’lerin Kredi Kararı Alırken Dikkat Etmeleri Gerekenler

Bir ekonominin büyümesinin ve gelişmesinin temelini finans sistemi oluşturur. Çünkü finans sistemi ihtiyacından fazla parası olanlarla, yatırım yapmak için ilave kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerin arasında bir nevi köprü vazifesi görür ve kaynağın bir yandan diğerine aktarılmasını sağlar. Bu aktarımın sonucunda, yastık altındaki paralar girişimciler tarafından işlenerek atıl durumdaki para değerlenir ve hem yatırımcı hem de işletme kar elde eder. Kaynak elde ederek yatırım yapma olanağı bulan işletmeler ise sağladıkları istihdam ve ödedikleri vergi ile ekonominin gelişimine katkıda bulunur.

 

Görüldüğü üzere, finans sisteminin temelinde, yatırım yapmak isteyen firmaların günlük gereksinimlerinden fazla paraya sahip bireylerden “borç alması” yatar. Ancak, işletmenin ne kadar borç alması günümüzdeki yaygın kullanım tabiriyle “kredi çekmesi” gerektiğine doğru bir şekilde karar vermesi gerekmektedir. Ama en az kullanılacak olan kredi miktarı kadar türü ve vadesi de işletmenin karar vermesi gereken en temel noktalardır. Bu kararlar alınırken işletme, kendi mali yapısını çok iyi bilmelidir. Mali tablolarına bakarak, alacakları ve borçlarını net bir şekilde gören işletmeler aradaki vade uyumsuzluğunu gidermek amacıyla kredi kullanmak durumunda kalabilirler. Kullanılması gereken kredi miktarının ve vadesinin belirlenmesi sürecinde, ilerleyen dönemdeki alacaklar ve ödemeler dikkate alınmalıdır. Aylık kredi taksitlerinin hesaplanmasında Nakit Akım Tablosu’ndan yararlanmak da sağlıklı sonuçlar doğuracaktır. İlerleyen dönemler için aylık asgari nakit girişini ve çıkışını belirlemiş olan işletme, aradaki farkı göz önüne alarak ödeyebileceği azami kredi taksit tutarını belirleyebilir. Bu şekilde, işletme sermayesinin finansmanı için gereken kredi tutarı ve aylık taksitler belirlenmiş olur.

 

Kredi tutarı ve aylık taksitlerin dışında, bir işletmenin karar vermesi gereken diğer önemli konu kullanılması gereken kredi türüdür. Genellikle finans departmanı bulunmayan KOBİ’ler, daha çok alışkanlıklarına veya Bankaların yönlendirmesine göre kredi kullanmaktadır. Tek tip kredi kullanımı veya Bankaların yönlendirmesi sonucu kullanılan krediler, işletmelere ciddi faiz giderlerine mal olabilmektedir. Bankalardaki satış uzmanları kendi hedefleri doğrultusunda satış yapmakta zorluk çektikleri yüksek faiz maliyeti doğurabilen kredi türlerini, finansman bilgisi yeterli olmayan işletmelere satma konusunda ısrarcı olabilmektedir. Normal koşullarda her işletmenin kendi ihtiyacı doğrultusunda kredi türlerini teklif etmesi gereken satış uzmanlarından krediler hakkında bilgi alınması, ancak karar aşamasında işletmenin kendi faaliyetlerine uygun krediye kendisinin karar vermesi gerekir.

 

Örnek vermek gerekirse, Borçlu Cari Hesaplar ve Ek Hesaplar en maliyetli kredi kalemleri arasındadır. İşletmelerin sürekli çek ve senet ile faaliyetlerini sürdürdüğü, çok fazla nakit giriş ve çıkışına sahip olduğu durumlarda bu kredi türlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Bir işletme eğer daha durağan faaliyetlere sahipse, hesaplarındaki giriş-çıkış hareketleri sıklık arz etmiyorsa, kesinlikle Borçlu Cari Hesap kredilerini tercih etmemelidir. Bu krediler, yalnızca kısa zaman sonra kapatılması ön görülüyorsa tercih edilmesi gereken kredilerdir. Hesaplarındaki nakit döngüsü bu denli dinamik olmayan firmaların tercih etmesi gereken kredi türleri taksitli krediler veya SPOT kredilerdir. Taksitli krediler, alışık olduğumuz bireysel konut, oto kredilerine benzer özellik gösteren kredilerdir. Faiz oranları, Borçlu Cari Hesap kredilerine göre düşüktür. SPOT kredilere bakacak olursak, belirli bir vade sonunda kredimizi tamamen kapatmayı öngördüğümüzde başvurabileceğimiz kredilerdir. Ara ödeme içermezler, işleyen faiz vade sonunda ana paraya ilave edilerek ödenir.

 

Kullanılması gereken kredi türüne karar verilirken aynı zamanda kredinin döviz cinsine de dikkat edilmesi gerekir. Kredilerin faiz oranlarına bakıldığında Yabancı Para cinsinden kredi kullanılması durumunda faiz oranlarının çok daha düşük olduğu dikkatimizi çeker. Bu durum cezp edici olsa da, YP (Yabancı Para) cinsinden kredi kullanımının beraberinde getireceği kur riski mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü YP kredilerde, kredi taksitinin tahakkuk ettiği tarih ki kur dikkate alınır. Bu nedenle YP kredi kullananlar her taksit dönemi kur riskini üzerlerinde taşırlar. Ancak, YP kredi kullanmanın avantajlı olduğu durumlar olabilir. Geliri YP üzerinden olan işletmeler, yani ihracatçılar için YP kredi kullanımından kaynaklanan kur değişiklikleri bir risk teşkil etmez. Çünkü bu işletmeler YP gelir elde edip YP borçlandıkları için, ilgili döviz cinsinin TL karşısında değer kazanması veya kaybetmesi önem arz etmemektedir. Sonuç olarak, bir ihracatçıysanız, YP kredi kullanmak düşük faizlerden de yararlanacağız için sizin için en sağlıklı seçim olabilir. Tabi, Yabancı Para diyip geçmemek, döviz türünün gelir ve borç kalemleri için aynı olduğunu teyit etmek gerekir. Demek istediğim, Euro gelir elde eden bir ihracatçının Dolar üzerinden kredi kullanması bahsettiğimiz avantajlı durumu kapsamaz. Çünkü bu durumda da işletme parite riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir kur veya parite riski almak istemiyorsak, Türk Parası ve Yabancı Para ayrımından ziyade kredi kullanılan döviz cinsinin, işletmenin gelir elde ettiği döviz cinsiyle aynı olması gerekliliğini aklımızdan çıkarmamalıyız.

 

 

Arzu Pehlivan Seçkin

ODS Danışmanlık


Paylaş: