Anasayfa / BLOG / Tecrübe-Siz Olmak Suç mu?
   Geri   
Paylaş:  

Tecrübe-Siz Olmak Suç mu?




Tecrübe-Siz Olmak Suç mu?

Değerli Yöneticiler ve Sevgili İnsan Kaynakları Meslektaşlarım,

 

Farklı bir pencereden bakmaya ve cesaretli bir bakış açısına hazır mısınız? O zaman başlayalım.

 

Öncelikle tecrübe kavramı hem şirket içi ve hem de iş ilanına çıkarken çok gündeme geliyor. Nedense gerçeklerle pek yüzleşemiyoruz.

 

Sizler, iş ilanlarında 2-3-5 yıl tecrübe isterken (yönetim kadrolarına alımlar hariç), acaba şirket içinde kendini geliştirmeyen tecrübelerin farkında mısınız?

 

Tabi ki pek çok şirkette bu çok göz ardı ediliyor. Bu nedenle biz kolayı seçip ilanlarımızda tecrübe kavramını ön plana çıkarıyoruz.

 

Bu bakış açısını değiştirmenin zamanı geldi ve belki de geçiyor.

 

 

1- Bakış Açısı: Tecrübe ne demektir sizce?

 

İş yaşamında tecrübeyi sadece yıl ile bağdaştırırsanız çok yanılırsınız. İş hayatında; gelişen teknoloji, sistemler, verimliliğin ön planda ve rekabetin acımasız olduğu bir ortamda kendini geliştirmeyen tecrübenin ne anlamı var?

 

Tabi ki tecrübe çok önemlidir. Unutmayın; ancak potansiyel ve performansı yüksek tecrübe size katkı yapıyor.

 

Lütfen iş ilanlarında tecrübe kavramını yazmadan önce kendimize bakalım ve şirketimizdeki;

 

** Potansiyeli olan ancak performansı düşük ve

** Potansiyeli ve performansı düşük tecrübeleri tespit edelim.

 

 Bu analizler ve tespitler sonucu yaptığınız kök analizleri ve aksiyonlar şirketin ve kişilerin gelişime çok katkı yapacaktır.

 

 

2- Bakış Açısı: Tecrübe-Siz Adayı İşe Alma Cesaretiniz Var mı?

 

Bizler iş ilanlarında tecrübe kavramı belirterek aslında kolayı seçiyoruz.

Unutmayın ki “Kolayı Herkes Yapar, Önemli Olan Zoru Başarmak”

 

Niçin diye düşünüyorsunuz

 

Maalesef bizler biraz kafamızı kuma sokuyoruz galiba. Yukarıda belirttiğim gibi;

 

** Şirket içindeki verimsiz tecrübeleri tespit ve harekete geçirmeden,

** İşbaşı & Oryantasyon disiplinini sağlamadan ve takip etmeden (Yönetici ve İK Bölümleri)

işe alımlarda tecrübe detayını ön plana çıkarmak çok önemli mi sizce?

 

Kesinlikle önemli değil. 

 

Potansiyeli olan yeni mezun adayın değişime çok çabuk uyum sağlayacağı açıktır. Bu doğrultuda yeni mezunlara güvenin.

 

“Yönetici” ve “Lider Yönetici” ayrımı da bu aşamada başlıyor. Potansiyeli yüksek yeni mezun ve tecrübesiz bir adaya yatırım yapmak/geliştirmek yönetim becerisidir. Yönetici açısından bu da cesaret ve yetenek ister. Ancak yeni mezun tecrübesiz arkadaşlarımızın da kendilerine yapacakları yatırım ve alacakları aksiyonlar çok önem taşıyor. Kısaca pek çok yeni mezun arkadaşımız var ama önemli olan bu doğrultuda fark yaratmalarıdır (+1). 

 

Yeni mezunlar için bir mülakatın tek taraflı değil çift taraflı bir görüşme olduğunu benimsemekte bir fark yaratmaktır. Cesaretlenin ve sizde sorularınızla mülakata gidin.

 

Sizin işe uygunluğunuz ve işin size uygunluğu dengesini muhakkak analiz edin. Bu durumda mülakata 1-0 galip başlayacaksınız.  

 

3- Bakış Açısı: Şirket içi tecrübe tehdit mi?

 

Tüm Yöneticiler ve İnsan Kaynakları ekipleri takip ve gözetim yapmadığı sürece unutmayın ki; Şirketinizdeki;

 

** Potansiyeli olan ancak performansı düşük ve

** Potansiyeli ve performansı düşük tecrübeli arkadaşlar, yeni başlayan arkadaşlar için büyük tehdit olacaktır. Bu da şirketin gelişimini olumsuz etkileyen en önemli faktördür. 

 

Sonra “Z ve Y kuşağı çabuk işten ayrılıyor” gibi bahanelere sığınmak kolay oluyor. Bu konuda yapacağınız gözlem, çalışmalar ve alacağınız danışmanlık süreçleri sizleri farklı noktalardan bakmaya itecektir.

 

4- Son Bakış;

 

Tercihiniz:

 

** Şirketinizdeki 5-10 yıllık kendini geliştirmeyen (potansiyel ve performans düşük) personel mi?

 

** Yoksa potansiyeli yüksek yeni mezun bir aday mı?

 

“Var mı Cesaretiniz?”  ve “Bu Değişime Hazır mısınız?”

 

 

Mehmet Emin ERGİNÖZ

ODS Danışmanlık

 


Paylaş: