UZMANIMIZA
WHATSAPP’TAN ULAŞIN

İLETİŞİM FORMUNU
DOLDURUN

UZMANIMIZLA
İLETİŞİME GEÇİN

BİZİ
TAKİP EDİN

Web sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezleri kullanmaktayız.

Karbon Ayak İzi Nedir?

16.09.2022 

Linked

ODS Consulting Group

-

Profili görüntüle

Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon Ayak İzi Nedir?

Teknoloji çağının getirdiği yenilik ve ihtiyaçlarla önceki yıllara oranla hızla artan enerji tüketimi, beraberinde yenilenemez enerji kaynaklarının aşırı tüketimi problemini de meydana getirmiştir. Önceki yıllara göre enerji tüketiminde birincil enerji kaynaklarının kullanım oranının %40 arttığı, 2017’de açıklanan verilere göre yenilenemez fosil kaynaklarının tüketiminin ise %85 oranında yükseldiği görülmüştür. Bu fosil kaynaklarının kullanımı iklim değişikliğine sebep olup sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde değiştirdiği görülürken, ana etkenin insan olması akıllara bunun nasıl engellenebileceği sorusunu getirmektedir.

Karbon ayak izi, üretilen sera gazı miktarının karbondioksit cinsinden birey başına düşen zararlı enerji kullanım ölçüsüdür. Küresel ısınmanın birincil sorumlusu olan karbon ayak izi, birincil (doğrudan) ve ikincil (dolaylı) ayak izi olarak ikiye ayrılıp üretilen sera gazı miktarı bakımından insan faaliyetlerini sınıflandırmaktadır. Birincil karbon ayak izi, genellikle evsel enerji tüketimi ve araba, uçak gibi yakıt ihtiyacını doğrudan CO2 salınımı yapan fosil yakıtlarından karşılayan ulaşım araçları dahil olmak üzere bireyin fosil yakıtlarının kullanımının ölçüsüdür. İkincil karbon ayak izi ise insanların günlük yaşantısında kullandığı ürünlerin üretimi, nakliyesi ve doğada çözünmesine kadar geçen süre boyunca açığa çıkan sera gazlarının CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Karbon ayak izimizi hesaplamadan önce hayatımızda kullandığımız bütün ısınma, ulaşım, elektrik tüketimi, tüketilen besin türleri ve miktar değerlerimizi sınıflandırıp ilişkili ölçü birimleriyle yıllık tüketimimizi hesaplamamız gerekmektedir. Buna göre çıkan değerlerdeki CO2 miktarları hesaplanıp, kilogram cinsinden yıllık karbondioksit miktarı hesaplanır. Karbon ayak izimiz bize ne kadarlık bir biyokapasiteye ihtiyacımız olduğunun cevabını da verir. Kişi başına düşen biyokapasitenin kişi başına düşen ekolojik ayak izinden fazla olması beklenir. Kişi başına düşen karbon ayak izi yaklaşık 4 tona tekabül etmektedir. 2017 verilerine göre Türkiye’de kişi başına düşen sera gazı salınımı ortalaması ise 6.3 ton CO2’dir.

Et Tüketiminin Karbon Ayak İzine Katkısı Nedir?

Dünya nüfusunun son yıllardaki hızlı artışı ve bununla birlikte gelişen aşırı tüketim, başta hayvan odaklı besinler olmak üzere tükettiğimiz besin kaynaklarının gereğinden fazla üretimine sebep olmaktadır. Yediğimiz her şeyin küresel ısınma üzerinde bir etkisi bulunmaktadır. Bu yöndeki araştırmalar, dünyadaki sera gazı emisyonlarının en az yüzde %15’inin kaynağının hayvan yetiştiriciliği olduğuna işaret ediyor. Özellikle büyükbaş hayvan yetiştiriciliğine değinen araştırmalar, hayvanların gaz çıkarması ve dışkılarının yüksek miktarda CO2 salınımına sebep olduğunu ortaya koymaktadır. Hayvanlarda sindirim sonucu atmosfere verilen metan gazı ve gübre üretiminin karbondioksit emisyonunun hava ve kara trafiğinin yol açtığı sera gazı emisyonundan daha yüksek olduğu görülmektedir.

Hayvan ürünlerine olan talebin azalması üretime de etki edeceğinden et tüketiminin azaltılması ve toprak mahsulü besinlere yönelmek karbon ayak izini azaltmaya büyük ölçüde yardımcı olacaktır.

Karbon Ayak İzini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Günlük hayatta etkisinin küçük olacağını düşündüğünüz çoğu değişiklik karbon ayak izi azaltmada şaşırtıcı derecede katkı sağlayabilir. Ulaşım, alışveriş, enerji tüketimi alışkanlıklarınızda yapacağınız birkaç değişiklikle karbon salınımınızı büyük ölçüde azaltabilirsiniz.

Ulaşım açısından yapabileceğiniz en basit değişikliklerden biri yürüyebileceğiniz mesafelerde araba kullanmamaktır. Araba kullanmak yerine yürüyebilir veya bisiklet, toplu taşıma gibi araçları seçerek doğaya katkıda bulunabilir, ek olarak kişisel sağlığınızı da koruyabilirsiniz. Bireysel araçları kullanmanız gereken durumlarda bir kişi yerine birden fazla kişinin seyahat etmesi de karbon salınımınızı azaltıp enerji tüketiminizi minimum oranda destekleyecektir. Karbon ayak izini en çok artıran ulaşım aracı olan uçakla yolculuklarınızı azaltmak, elektrikli ya da hibrit araç kullanmak karbon ayak izinizi azaltmada sayılabilecek yararlı değişikliklerdendir.

İçeride yapabileceğiniz değişiklikler de oldukça önemlidir. Ev içerisinde enerji verimliliğine dikkat edip gereksiz cihaz kullanımını bırakarak, tasarruflu ampuller seçerek ve dolmadığı sürece çamaşır ve bulaşık makinelerini kullanmayarak elektrik ve su tasarrufu yapabilirsiniz.

Beslenme alışkanlıklarınızı iyileştirmek doğaya sandığınızdan çok daha büyük katkılar sağlayabilir. Et ürünleriyle beslenmenizi azaltıp, işlenmiş gıdalardan yağ ve şeker gibi ürünlerin tüketimini düşürmek oldukça yararlı olacaktır. Gıda endüstrisinin küresel karbon salınımının yüzde 30 gibi bir kısmından sorumlu olduğu düşünülürse beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız ufak değişikliklerin nihayetinde doğaya oldukça yararı dokunacaktır.

Kurumsal Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Dünyanın globalleşmesiyle birlikte gittikçe artan sanayileşme, insanlığa birçok konuda yarar sağlarken dikkat edilmediği takdirde doğaya da eşit derecede zarar vermektedir. Bu hızlı gelişen sanayileşmeden kaynaklanan sera gazları küresel ısınmaya bireysel karbon ayak izinden çok daha fazla karbon salınımına sebep olmaktadır. Ülkeler artık düşük karbonlu ekonomiye geçişi bir gereklilik olarak görmekte ve kurumsal karbon ayak izini azaltmada kurumlara önemli destekler sağlamaya başlamıştır. Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülke firmaları kurumsal karbon ayak izini hesaplamaları için teşvik etmektedir. Buna bağlı olarak kurumların sera gazı emisyonunu hesaplanmasında izlenen birtakım protokoller bulunmaktadır. Ürün karbon ayak izi hesaplamasında kullanılan PAS 2050 standardı, kurumların karbon ayak izi hesaplamasında kullanılan ISO 14064 standardı bunların en çok tercih edilenleridir. Avrupa’nın öncülük ettiği çalışmalardan AB Yeşil Mutabakat eylem planına göre doğa kaynaklarının aşırı kullanımının engellenmesi ve küresel ısınma kapsamında iklim krizine neden olabilecek salınımların olabildiğince azaltılması hedef alınmaktadır.

2020’de yapılan Yeşil Mutabakat çağrısı kapsamında 2050 yılına kadar Avrupa kıtasında bireylerin ve kurumların karbon ayak izi düşürülüp, iklimi nötr hale getirmek amaçlanmaktadır.

Dijital Karbon Ayak İzi Nedir?

Çoğu insan, internet dünyasındaki olayların günlük yaşantıya etki etmeyen başka bir dünya olduğunu düşünür fakat gerçek bundan epey farklıdır. Dijital dünyada yaptığımız bilgi alışverişleri ve çevrimiçi aktivitelerimiz anlık işlemlerin kolaylığı ve yoğunluğu dolayısıyla inanılmaz bir karbondioksit emisyonuna sebep olmaktadır. Çeşitli araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlara göre yüzde 2.3 – 3.7 kadar karbondioksit emisyonuna sebep olan dijital karbon ayak izinin dünyadaki bütün havacılık sektörünün sebep olduğu karbondioksit emisyonuna eşit olduğu görülmüştür. Her yıl yüzde 9 oranında artan dijital karbon ayak izine göre, internet yıllık olarak 1.6 milyar ton sera gazı emisyonuna sebep olmaktadır. Veri merkezlerinde toplanan mesaj, e-posta ve kişisel verilerin azaltılması bu veri merkezlerine sağlanan elektrik ihtiyacını azaltacak ve fosil yakıtlar aracılığıyla üretilen bu elektriğin küresel krizlere katkısını engelleyecektir.

Okuduğumuz veya spam durumundaki e-postaları silmek, kullanmadığımız eski hesapları inaktif konuma getirmek, sitelerin aboneliklerinden çıkmak gibi büyük bir grup insanın yapacağı küçük değişiklikler doğayı korumamızda büyük katkı sağlayacak, dijital karbon ayak izimizi de minimum düzeye getirmemize yardımcı olacaktır.

Linked

ODS Consulting Group

-

Profili görüntüle