DANIŞMANLARIMIZA ULAŞIN

WHATSAPP'TAN ULAŞIN

TELEFON İLE ULAŞIN

E-MAIL İLE ULAŞIN

Avans

Avans Nedir?

Avans, bir kamu sözleşmesi tutarının bir kısmının, hizmetlerinin asıl ödeme tarihine başlamadan önceki süreçte peşin olarak sahibine ödenmesidir. Maaş ödeneceği tarihten bir süre önce çalışanın işverenden talep ettiği durumda çalışana yapılacak olan ödemeye de denilmektedir. Genellikle avans ve ön ödeme birbirine karıştırılır, ancak bunlar farklı şeylerdir. Avans ödemeleri, sözleşmeye bağlı olarak şirketler tarafından sağlanır. Avans alacak olan kişinin hesabına söz konusu tutar yatırılır ve şirketin yetkili muhasebesi tarafından kayıtları tutulur. Avansı bazı şirketler direkt olarak verebileceği gibi, şirkete yeni gelen çalışanların özel olarak talepte bulunmasıyla da ödenebilir.

Avans, kamu sözleşmelerinin yürütülmesini kolaylaştırır ve hizmetlerin yürütülmesine başlamak için tüm şirketler adına sözleşmelere eşit erişim sağlar.

Avans Neden Verilir?

Çalışanlar bazı zamanlar çeşitli durumlardan dolayı iş sözleşmesinde belirlenen maaş ödeme tarihinden daha önceki bir zaman dilimi içinde ödemeye ihtiyaç duyabilmektedir. Böyle bir durumda çalışanlar işverenlerine başvurur ve henüz çalışma vaktini doldurmamasına rağmen şirketten ödünç olarak adlandırabilecek bir tür ödeme alma durumunda kalır.

Avans Verilme Koşulları Nelerdir?

Borçlar Kanununa göre işverenin avans verme durumu üç tane koşula bağlıdır. Söz konusu koşullar aşağıda belirtilmiştir.
1. Çalışan kişinin avans almak için zorunlu olduğu bir durum içinde olması
Burada zorunlu bir duruma örnek olarak aile içindeki acil olan sağlık problemleri örnek olarak gösterilebilir. Ancak zorunlu olmayan bireysel ve keyfî bir ihtiyaç söz konusu olduğunda işveren bunu karşılamak zorunda değildir.

2. İşverenin avansı ödeyecek ekonomik rahatlığının olması
Eğer işveren ekonomik olarak avansı ödeyemeyecek bir konumda bulunuyorsa çalışanın avans almasının gerektiği bir durumun içerisinde olması avans almasına yetmez. Dolayısıyla çalışana avans verebilmek için işverenin de maddi olarak bu avansı karşılayabilmesi gerekmektedir.

3. Çalışanın talep ettiği avansın şirkete sağladığı hizmetle orantılı bir miktar olması
Çalışanların şirketlerden avans talep ettiği durumlarda çalışanların toplam çalışma süresi önemli bir rol oynar. Örneğin işe yeni başlamış bir çalışanın avans talebi şirket tarafından kabul görmeyebilir. Buna ek olarak çalışan kişi bir ay içinde çalıştığı günlerin toplamı kadar avans talep edebilme hakkına sahiptir. Dolayısıyla maaşından daha fazla bir avans talep etme gibi bir durum söz konusu değildir. Bu sebeple avans talep edilirken bu maddeler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Maaş Avansı Nedir? Avans Maaşın Yüzde Kaçıdır?

Günümüzde iş hayatının belki de en büyük motivasyonu olan unsur maaş ve ücretlerdir. Bu sebeple hem şirketlerin işverenleri hem de şirket çalışanları için maaşlar oldukça büyük bir önem taşır. Şirketlerin ve firmaların çalışanlarına maaşlarının dışında sunduğu diğer imkânlar da çalışan ve işveren arasındaki bağlantının bir parçasını oluşturur. Dolayısıyla her iki taraf için de bu konuya hâkim olmak oldukça önemlidir. Mali zorluklar veya acil nakit ihtiyacı durumunda, çalışan, maaşının bir kısmının avans ödenmesini talep etmek için işverenine başvurma olanağına sahiptir.

Maaş avansı, aylık ücretin belirlenmesinden önce işveren tarafından çalışana ödenen bir meblağdır. Şirkete göre istisnai olabilir veya şirkette yürürlükte olan anlaşmaların veya uygulamaların uygulanmasından kaynaklanabilir. Maaş avansı, yapılan işin karşılığı değil, işverenin takdirine bırakılan bir kredidir. Bu nedenle çalışana verilen meblağ çalışan tarafından geri ödenmelidir.

Maaş avansı başvurusu çalışan tarafından imzalanan bir yazı veya sözlü bir şekilde yapılabilir. Bu etapta işveren avans vermeyi kabul etmekte veya reddetmekte serbesttir. Kabul ederse, çalışana avansın miktarını, meblağın havale tarihini ve geri ödeme şartlarını gösteren bir makbuz vermelidir.

Bu avansın şirket tarafından ödenmesi bir banka hesabına havale veya çekle yapılabilir. Çalışanın geri ödemesinde işveren, ödenmesi gereken tutar kapanana kadar maaşlardan kesintiler yaparak avansı geri alır. Maaş avansının miktarı işçi ile işveren arasında serbestçe belirlenir, ancak maaştan kesilerek yapılacak geri ödemenin miktarı kanunla düzenlenir.

Maaş avansının yüzdesine gelecek olunursa, belirli bir orandan bahsedemeyiz. Bu durum daha çok işverene bağlıdır. Fakat çoğu şirket, devlet kurumlarının tavsiyelerini takip eder ve genel anlamda kazancın geri kalanına göre eşit bir avans verir. Dolayısıyla birçok firma ve şirket, maaşın yaklaşık yüzde 40'ını avans olarak öder.

Avans Verilmesi Zorunlu Mudur? Avans Vermenin İş Kanunu’nda Yeri Nedir?

Avans verilmesi konusunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Ücret ve ücretin ödenmesi” adlı başlığının alt metni olarak ücretin hangi şekilde ve ne kadar süre içerisinde ödeneceği açıklanmıştır. Bu madde veya bundan farklı olan herhangi bir maddede işverenin avans ödemesi ve çalışanın avans talep etmesi hakkında bir açıklama söz konusu değildir. Dolayısıyla İş Kanunu’nda avans hakkında bir düzenleme mevcut değildir. Kanun önünde işverenin bu yönde bir sorumluluğu bulunmamakta olduğu gibi çalışanın da bu yönde bir hakkı yoktur.

4857 sayılı İş Kanunu, çalışanın avans talebi ve işverenin bu talebe karşı tutumu hakkında bir açıklama yapmamış olsa da, hizmet sözleşmesinin esaslarına ilişkin bir takım düzenlemeler yapan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu avans konusuna yer ayırmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun “Ücretin ödenmesi” başlığı altındaki söz konusu maddesi aşağıda belirtilmiştir.

‘’Madde 406 - Aksine âdet olmadıkça, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, hizmet sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri belirlenebilir. Daha kısa bir ödeme süresi kararlaştırılmamışsa veya aksine âdet yoksa aracılık ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, işlemlerin yapılması altı aydan daha uzun bir süre gerektirdiği takdirde, aracılık ücreti asıl ücrete ek olarak kararlaştırılmışsa, yazılı anlaşmayla ödeme daha ileri bir tarihe bırakılabilir. Asıl ücrete ek olarak üretilenden pay verilmesi öngörülen hâllerde, ürün payı belirlenir belirlenmez, cirodan veya kârdan pay verilmesi kararlaştırılan hâllerde ise payın, hesap dönemini izleyen en geç üç ay içinde belirlenerek ödenmesi şarttır. İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlüdür. “

Bu madde ücretin ödenmesiyle alakalı hükümler içermekle birlikte, avans hakkında da net bir karar vermiştir. Son cümlede görüldüğü gibi, Borçlar Kanunu’na göre 406. Madde gereğince çalışanın herhangi bir zorunlu ihtiyacının meydana gelmesi durumunda, hizmetiyle orantılı bir biçimde belirli bir avans alma hakkı vardır.

Yukarıda da belirtildiği gibi, belirli ön koşulların varlığı dışında avans verme konusunda bağlayıcı tek bir düzenleme bulunmamaktadır. İş Kanunu, Borçlar Kanunu ve avans konusuyla doğrudan ilgili olmayan ancak ilişkilendirilebilecek diğer mevzuat düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde, en yaygın görüş avansın ancak çalışanın isteği ve işverenin kabulü halinde ödenebileceği yönündedir.

Zaman geçtikçe şirketlerin yenilikçi çözümler keşfetmesi sayesinde çalışanlarının zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ihtiyaç duydukları avans ödemelerini daha verimli bir şekilde devam ettirdiklerini görmek mümkündür. Avansların şirketteki çalışan insanların motivasyonlarını arttırdığı ve şirkete olumlu yönde etkilerde bulunduğu fark edilmiştir. Bu sebeple şirketler çalışanlarını teşvik etmek veya ödüllendirmek amacıyla avans yöntemine başvurmaya devam etmişlerdir.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makalelerimiz

Rekabet Avantajı

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız

Maluliyet Tazminatı

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız

Tahvil

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız

Esnek Çalışma Modelleri Nedir?

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız