DANIŞMANLARIMIZA ULAŞIN

WHATSAPP'TAN ULAŞIN

TELEFON İLE ULAŞIN

E-MAIL İLE ULAŞIN

Dış Ticaret Açığı

Dış Ticaret Açığı Nedir?

Dünyada ekonomik faaliyetlerin gerçekleşebilmesi için gelir ve gider hesaplamalarında belirli bir dengenin olması gerekmektedir. Bu denge sağlanmadığı takdirde ya alıcı ürünleri karşılayamaz hale gelir ya da satıcı müşteri kaybeder. Bu denge küçük işletmelerde geçerli olduğu gibi ülkeler arası büyük ticaret faaliyetlerinde de aynı mantıkla işlemektedir. Ülkeler arası ithalat ihracat faaliyetlerinde yaşanan dengesizlik sebebiyle dış ticaret açığı ortaya çıkmaktadır. Bu durum ülkeler arası ticareti olumsuz etkileyebilmekte ve ekonominin olumsuz sonuçlarını haber verebilmektedir.

Dış ticaret açığı adı verilen kavram tam anlamıyla ülkeler arası ticarette ülkelerden birinin ihracatının yaptığı ithalattan daha fazla olması durumunda ortaya çıkan ekonomik dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Bu açığa sebep olan belli başlı nedenler bulunmaktadır. Bir ülkenin dış ticaret açığının artmasına ilk sebep olarak yerli üretimin azalması ve dışa bağlılığın artması olarak gösterilebilir. Ülkede eğer halkına ve dışarıya yetecek kadar ürün üretimi yapılmazsa yeterince ihracat sağlanmayacak, dolayısıyla dış ticaret açığına sahip söz konusu ülke yetmeyen ürünleri dışarıdan karşılamak zorunda kalacaktır. Bir diğer sebep ise ülkenin yeraltı veya doğal kaynaklarının çeşitli sebeplerden dolayı kullanılamamasıdır. Bu durumda ülke bu kaynaklardan istediği geliri elde edememekle beraber yalnız kendi ihtiyacını dahi karşılamayaz durumda olacaktır.

Dış Ticaret Açığı Nasıl Kapanır?

Dış ticaret açığının kapanması için ilk olarak ihracatta geri olunan alanlarda üretime hız vermek gerekmektedir. Yerli üretimin artması hem dışa bağlılığı azaltır hem de ülkenin kendi kendine yetebilmesini sağlar. Bu doğrultuda devletlerin ülkeleri bünyesindeki yerli firmalar ve iş gruplarını teşvik etmesi, yerli üreticilerin artması için projelere hız kazandırması gerekmektedir. Bunun yanı sıra ülkenin yeraltı ve diğer doğal kaynaklarını keşfetmesi ve kullanmaya başlaması büyük önem taşımaktadır. Bu kaynaklar genelde yenilenemez kaynaklar olup değerleri büyüktür. Dolayısıyla ihracatta ekonomiye büyük katkılar sağlayabilmektedir. Bu tür durumlara dikkat edilmesi ekonomik dengesizliği bitirerek dış ticaret açığının kapanmasını sağlayacaktır.

Dış Ticaret Açığı Nasıl Hesaplanır?

Dış ticaret açığını hesaplayabilmek için öncelikle söz konusu alanda yapılan ithalat ve ihracat rakamlarına ihtiyaç vardır. İthalat ve ihracat rakamları toplanarak dış ticaret dengesi raporları çıkartılır. Bir ülkenin dış ticaretinin dengede bulunması için ithalat rakamları ile ihracat rakamlarının birbirine eşit olması gerekmektedir. Yani söz konusu alan eğer enerji alanıysa ve örnek olarak 100 milyon dolarlık satış yapıldıysa 100 milyon dolarlık da mal alınması durumunda dış ticaret dengelenmiş olur. Eğer yapılan ihracat ithalattan fazla ise bu durumda dış ticaret fazlası verilir. Son durumda ise eğer ithalat rakamları yapılan ihracattan fazla ise bu durumda dış ticaret açığı verilmiş olur ve bu durum ekonomi alanında olumsuz bir olay olarak karşımıza çıkar.

Dış Ticaret Açığı ile Cari Açık Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bu iki kavram ekonomi alanında sıklıkla karşımıza gelmektedir. İkisi de ekonomide bir gelir durumunda negatife düşmeyi temsil eder fakat bu iki kavram arasında belirli farklar bulunmaktadır. Dış ticaret açığı oluşması tamamen ithalat ve ihracat rakamlarına bağlı olup bu doğrultuda verileri kapsamaktadır. Cari açık denilen kavramı ise dış ticaret verilerine ek olarak transfer ve yatırım rakamlarının da negatif yönde grafiklenmesidir. Genel anlamıyla cari açığı açıklamak gerekirse; eğer bir ülke cari açık veriyorsa, o ülke yurtdışından ülkesine giren paradan daha fazlasını yurtdışına göndermiş demektir. Eğer bu bağlamda cari açık değil de cari fazla verilirse, yurda giren para dışarıya geri dönmeyeceğinden dolayı ülkede bir gelir fazlası durumu oluşur. Bu ekonomide olumlu bir olaya işaret etmekte olup ülkenin gelirlerinin giderlerinden daha büyük olduğunu gösterir. Cari açık kapsamında ek yatırım ve transferlerine turizm gelirlerini örnek gösterebiliriz.

Yıllara Göre Dış Ticaret Açığı

Çeşitli ekonomik yükseliş veya krizler ülkelerin ticari faaliyetleri üzerinde olumlu veya olumsuz etkilere sahip olmaktadır. Dış ticaret açığı grafikleri incelendiğinde ülkelere göre büyük farklar gözlemlenebilmektedir. Örneğin ekonomik faaliyetleri ülkemize ya da dünyanın kalan ülkelerine oranla daha iyi durumda olan Amerika Birleşik Devletleri ile küçük ve fakir bir ülke olan Venezuela’nın dış ticaret açığı raporları birbirinden oldukça farklıdır. Türkiye’nin yıllara göre dış ticaret açığı rakamları ve ilgili bilgiler şekildeki gibidir:
• 2000: $450 milyon dış ticaret açığı verilmiştir. (İhracatın ithalatı karşılama oranı = %55,57)
• 2001: $37 milyon (%93,65)
• 2002: $459 milyon (%56,97)
• 2003: $612 milyon (%54,83)
• 2004: $675 milyon (%61,96)
• 2005: $1.008 milyon (%58,17)
• 2006: $1.188 milyon (%61,39)
• 2007: $1.339 milyon (%65,23)
• 2008: $1.940 milyon (%60,45)
• 2009: $2.170 milyon (%51,62)
• 2010: $1.460 milyon (%69,49)
• 2011: $2.581 milyon (%57,45)
• 2012: $2.786 milyon (%59,13)
• 2013: $711 milyon (%87,26)
• 2014: $752 milyon (%84,49)
• 2015: $858 milyon (%81,39)
• 2016: $602 milyon (%85,54)
• 2017: $1.776 milyon (%71,24)
• 2018: $2.357 milyon (%64,79)
• 2019: $737 milyon (%87,11)
• 2020: $648 milyon (%86,24)
• 2021: $2.097 milyon (%72,64)

Bu rakamlar Türkiye için geçerli olup her geçen yıl gözlemlenebildiği gibi değişiklik göstermektedir. 2020 yılında tüm dünyayı etkisi alan Pandeminin ekonomiye büyük darbeler vurduğu gibi başka birçok küresel sebepten dolayı ticaret verilerinde değişiklikler yaşanabilmektedir. Bu nedenle dış ticaret verileri bir nebze bize bilgi verebilse de tam olarak ne olacağını kestirebilmek mümkün değildir.

Dış Ticaret Açığı Neden Oluşur?

Bir ülke, ihraç ettiğinden daha fazla
ithalat yaptığında ticaret açığı oluşmaktadır. Başka bir deyişle, bir ülke sattığından fazlasını alıyorsa, o ülkenin dış ticaret açığı bulunmaktadır denilebilir. İthalat; ülkeden yabancı ülkelere döviz çıkışını gerektirmekte ve ülkede üretilen ürünler yerine dış ülkelerde üretilen ürünlerin tercih edilmesi anlamına gelmektedir. Bununla birlikte, ithalat sebebi ile yerli üretici ve ülke ekonomisinde olumsuz etkiler oluşabilmektedir. İthalatın ihracattan fazla olduğu durumlarda dış ticaret açığı ortaya çıkmaktadır. Fakat, ülkelerin ekonomisi için faydalı olan durum ihracatın ithalattan fazla olmasıdır. Bu nedenle, ihracatın artırılmasına ilişkin hedef ve politikalar uluslararası ticari rekabette temel unsur olarak yer almaktadır. İhracat; bir malın yabancı ülkelere döviz karşılığı yapılan satışı olarak tanımlanabilmektedir. İhracat sürecinde belirlenmesi gereken en önemli konulardan biri ihracatın nasıl yapılması gerektiğidir. İhraç edilecek ürünün türü, ihracat yapılacak ülke, belirlenen ödeme ve ticaret yöntemi bu durumda dikkate alınması gereken belirleyicilerdir.

Döviz Kuru Hareketleri

Dış ticaret açığına sebep olan ekonomik unsurların başında döviz kuru hareketleri gelmektedir. Döviz kuru oynaklıkları, dış ticaret açığının ortaya çıkmasında doğrudan bir şekilde etkilidir. Bu etki farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Bu etkilerden ilki, döviz kuru oynaklıklarının yatırımcıların riskten kaçınmak istemelerine neden olmasıdır. Aşırı kur oynaklıkları, ekonomik belirsizliğe zemin hazırladığından dolayı yatırımcıların yatırım yapma isteğini azaltmaktadır. Yatırımcıların yatırım isteğinin azalması ise yeni yatırımların yapılmasının önüne geçerek üretimin durağanlaşmasına veya düşmesine neden olmaktadır . Yatırımların azalması veya düşük oranlarda artması ithalatın yükselmesi ile beraber dış ticaret açığının yükselmesine sebep olmaktadır. Döviz kuru oynaklıklarından kaynaklanan diğer bir etki ise ulusal paranın aşırı değer kazanması veya kaybetmesi ile ilgili bir durumdur. Ulusal paranın gereğinden fazla olacak şekilde değersiz olması ürünlerin döviz nezdinde ihracat tutarlarının azalmasına neden olduğu gibi ulusal paranın değerinin gereğinden fazla yüksek olması ithal edilecek ürünlerin fiyatlarının ülke içi üretime göre daha düşük kalmasına neden olmakta ve ithal ürünlerin fiyatlarını daha cazip bir hale getirmektedir. İthalatın düzenli şekilde artması ülke için üretimin azalmasına, üretimin azalması ise istihdam oranlarının düşmesine ve işsizlik oranının artmasına neden olmaktadır. İthalatın artması, ülke içi üretimin düşmesi ile beraber ihracatın da azalması dış ticaret açığının büyümesine sebep olmaktadır.

İhracatın İthalata Bağımlılığı

Dış ticaret açığının oluşmasına ve artmasına sebep olan ikinci önemli ekonomik unsur ithal girdi bağımlılığıdır. Özellikle gelişme gösteren ülkelerde gelişmişlik düzeyinin tam olarak sağlanamaması üretimde yüksek miktardaki ithal hammadde ve aramalı kullanımına sebep olmaktadır. Üretimde kullanılan bu ithal ürünler yalnızca ülke içinde tüketilen ürünlerde kullanılırsa ithalatın direkt artmasına, ihraç ürünlerinin içinde kullanılması durumunda ise ihracattan istenilen verimin tam olarak elde edilememesine sebep olmaktadır. Ülke kaynaklarının yetersiz olması veya ithal ürünlerin fiyatlarındaki avantajlar, üretim için gerekli olan hammadde ve ara mallarının yurtdışından ithal edilmesine neden olmaktadır. Gerek iç piyasada tüketmek amacıyla üretilmiş olsun gerekse de ihraç etmek amacıyla üretilmiş olsun üretim için ihtiyaç duyulan girdilerin yurt dışından temini ise ithalat harcamalarının yükselmesi ve ithalatın gerçekleştirildiği ülkelere finansal sermaye transferi anlamına gelmektedir. Ekonomik büyümenin ve üretimin gerçekleştirilebilmesi için ihtiyaç olan girdilerin başında enerji faktörü gelmektedir. Özellikle yeterli enerji kaynaklarına sahip bulunmayan ülkelerin üretim sürecinde ortaya çıkan enerji kullanımındaki artış, söz konusu ülkeleri artan üretim hacmi ve ihtiyaçları doğrultusunda dışa bağımlı bir hale getirmektedir.

Türkiye ekonomisinde, ihracat için sağlanan üretimde ithal girdi payı bazı sanayi kollarında yüksektir. Bu nedenle, günümüzde çeşitli sanayi kollarında %70 düzeyini aşmaya başlayan ihracatın ithalata bağımlılığı olodukça önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. İhracata dayalı sanayileşme stratejisinin başarısı, sermaye ve ara malı üreten endüstrilerin geliştirilmesine bağlıdır. Bu gelişim sağlanamazsa, Türkiye’de dış ticaret açığına ilişkin sorun gittikçe büyüyerek devam edecektir. Bunu önlemek ve yapısal süreci tersine çevirmek için ara malı ve sermaye malı üretebilecek endüstrilerin gelişimine yönelik politikaların uygulanması gerekmektedir.

Katma Değeri Düşük Ürün İhracatı

Dış ticaret açığının oluşmasına sebep olan bir diğer önemli ekonomik unsur katma değeri yüksek ürünlerin üretilememesi veya ihracattaki yerinin daha düşük olmasıdır. Katma değeri yüksek ürün, ileri teknoloji kullanarak bir üründen beklenen faydanın artırılmasını sağlayarak ondan en yüksek verimi ve geliri sağlamaktır. Son yıllarda birçok dünya ülkesi bu kavram üzerine yoğunlaşmış ve katma değeri yüksek ürünler üretmenin yollarını araştırmışlardır. Az gelişmiş olan ve gelişmekte olan ülkelerin yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme oranını yakalayabilmesi ve gelişmiş ülkelerle aralarındaki kalkınmışlık farkını kapatabilmesi adına katma değeri yüksek ileri teknolojili ürünler üretmesi ve ihraç etmesi gerekmektedir. Günümüzde emek yoğunluklu sektörler gittikçe önemini kaybetmekte, sanayi üretiminde otomasyonun önemi yükselmektedir. Bu durum katma değeri yüksek ürünlerin ortaya çıkmasına sağlamaktadır. Bir üründe katma değer artışının sağlanması için üründe tasarım, arge, yenilik ve markalaşmaya oldukça önem verilmesi gerekmektedir. Bunun sağlanabilmesi adına emek yoğunluklu ürünlerden bilgi yoğunluklu ürünlere geçilmesi yani bir bakıma işçiliğin niteliğinin değişmesi gerekmektedir. Ürünlerin bilgiyle işlenmesi hem katma değerin hem de karlılığının artmasını sağlayacaktır. Ülkeler arasındaki gelir ve büyüme farklarının kapatılmasındaki en önemli faktörlerden birisi arge harcamalarıdır. Arge çalışmaları özellikle dış ticaret kanalı ile yüksek teknoloji ürün ihracatını yükseltmektedir. İleri teknoloji kullanılarak üretilen ürünler, katma değeri yüksek ürünlerden oluştuğu için bu ürünlerin üretimi ve ihracatı ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılasını yükselterek ekonomik büyümeye önemli katkı sağlayacaktır.

Dış Ticaret Açığı Artarsa Ne Olur?

Dış ticaret açığı arttığı takdirde, yerli işçilerin gelirlerini düşürerek birçoğunu daha düşük gelir birimlerine itmektedir. Düşük gelirli aileler genellikle tasarruf etmeyi çok daha zor bulmaktadır. Bu nedenle, artan ticaret açıkları ulusal tasarrufları azaltabilir ve yerli işçileri zor durumda bırakabilmektedir. Bunun yanı sıra; dış ticaret açığının artması, ülke ekonomisinin dış finansa bağlanmasına neden olur. Dış ticaret açığı, hammadde ve enerji girdilerinde dışa bağlılık ve milli gelir üzerinde olumsuz etkilerin en büyük sebeplerinden biridir. Dış ticaret açığının bu olumsuz etkilerinden kurtulmak için; ülkelerin üretimi ve ihracatı artırması ve ithalatı olabildiğince düşürmesi oldukça önem taşımaktadır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Makalelerimiz

Çevrimiçi Pazar Yeri Stratejileri

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız

Servis Modeli Bankacılığı( BaaS) Nedir?

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız

Finansal Denetim

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız

Ar-Ge Nedir?

Makaleyi Okumak İçin Tıklayınız